Mabel Matiz Hangi üniversite mezunu ?

Bengu

New member
Mabel Matiz’in Üniversite Yolu: Bir Müzik Yolculuğunun İzinde

Merhaba forum arkadaşları! Bugün biraz farklı bir şey paylaşmak istiyorum. Belki biraz nostaljik, belki biraz merak uyandırıcı bir hikaye… Konumuz, son yıllarda müzik dünyasında oldukça sevilen ve dinlenen bir isim: Mabel Matiz. Ama bu yazıda onun müziğinden değil, daha farklı bir şeyden, üniversite yıllarından bahsedeceğiz. Çünkü herkes onun müziğini biliyor, ama onun eğitim geçmişini pek kimse bilmiyor. Gelin, bir bakalım, Mabel Matiz hangi üniversite mezunu ve bu yolculuğun ona ne kattığına dair bir hikaye oluşturalım.

Bir Başlangıç: Müzik ile Tanışan Bir Genç

Her şey, genç bir çocuğun müzikle tanışmasıyla başladı. İzmir’in sakin mahallelerinden birinde doğan Mabel, küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisiyle dikkat çeker. Fakat bu hikayede asıl değişim, onun üniversite yıllarına denk gelir. İzmir’deki gençlerin çoğu gibi, Mabel de üniversiteyi kazanmak için sınavlara girer. Ne var ki, Mabel’in hayalleri biraz farklıdır. Diğerleri mühendislik ya da tıp gibi bölümleri hedeflerken, Mabel’in aklındaki tek şey müzikti. Ama bir adım geriye atıp, hedeflerini ve eğitimini bir arada yürütmeye karar verir.

O yıllarda, annesi ona sıklıkla şöyle derdi: “Hayatını tek bir şeye bağlama, başka bir şeyler de öğren.”

Ve böylece Mabel, müziği bir kenara bırakmadan, üniversiteyi kazanır. Hem de, müzikle ilgisi olmayan bir bölümü. Evet, Mabel Matiz, Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümünü tercih eder. Peki, neden grafik tasarım? Müzik ve görsel sanatların birleşiminden doğan bir estetik arayışı mıydı, yoksa ailesinin ve toplumunun beklentilerinden mi kaynaklanıyordu?

Çelişkiler: Müzik ve Grafik Tasarım Arasında

Mabel’in üniversite yılları, bir yanda tasarıma, diğer yanda müziğe olan ilgisi arasında geçer. Birçok insan için bu bir çelişki gibi görünebilir. Grafik tasarım, genellikle “görsel” ve “soyut düşünme” yeteneklerini gerektiren bir alandır. Mabel de burada başarılıydı. Fakat onun içinde hep bir müzik tutkusu vardı. Öyle ki, sınıflarda geçirilen uzun saatler bazen onu bambaşka dünyalara götürürdü.

İşte burada, iki farklı bakış açısını görebiliyoruz. Erkeklerin stratejik ve çözüm odaklı düşünme tarzı ile kadınların empatik ve ilişkisel bakış açıları burada kendini gösteriyor. Mabel’in müziğe duyduğu sevda, belki de daha çok kadınsı bir duygu olarak ortaya çıkıyordu. Çünkü o, bir yandan görselliği ve tasarımı öğreniyor, ama diğer yandan müzikle ilgili hayallerini bir kenarda tutuyordu.

Mabel’in tasarım eğitimini tamamlama süreci, bir yandan toplumsal cinsiyet normlarının ve eğitim beklentilerinin etkisiyle şekilleniyordu. Diğer öğrenciler, grafik tasarım dünyasında kendilerine bir yer edinmeye çalışırken, Mabel müzikle uğraşmaya devam ediyordu. Bu, ona sosyal açıdan belirli sorular sormasına ve bazen çaresizlik hissetmesine neden oldu. Toplum, bir yanda onu sanatçılıkla ilişkilendirirken, diğer yanda “gerçek” bir iş yapması gerektiğini vurguluyordu. Ama Mabel, kendi yolunu çizdi.

Dönüm Noktası: Üniversite Sonrası ve Müzikle Yükseliş

Zamanla, Mabel Matiz üniversiteyi bitirip müzikle ilgili kariyerine odaklanmaya başlar. Grafik tasarım bölümü mezunu olarak, aslında iş dünyasında yer edinebilirdi. Ancak Mabel’in içindeki sanatçı, ona her zaman müziği seçmesi gerektiğini söylüyordu. Genç bir adam olarak, toplumun beklentilerine karşı çıkıp kendi yolunu çizmek, ona özgürlük ve huzur getiriyordu. Evet, belki tasarım alanındaki eğitim, onun bir sanatçı olarak düşünme biçimini şekillendirdi, ama asıl yolculuk müzikle devam etti.

Bundan sonra, Mabel’in müziği hep kendine özgü ve derindi. Şarkıları, insan ruhunun derinliklerine dokunurken, tasarım dünyasında öğrendiği estetik anlayışı da müziklerinde yansıdı. Onun bu farklı bakış açısı, sadece şarkılarının içeriğiyle değil, görsel sanatlardan aldığı ilhamla da bütünleşti. Zaten Mabel’in albüm kapakları ve sahne performansları da onun tasarım eğitiminin ne denli etkili olduğunu gösterir.

Sonuç: Bir Eğitim ve Sanat Yolculuğu

Bugün Mabel Matiz, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında sevilen bir sanatçı. Her biri birer sanat eseri olan şarkıları, onun üniversite yıllarında aldığı grafik tasarım eğitiminin de izlerini taşır. O yıllarda belki de sadece müzikle uğraşmayı istese de, aldığı eğitim ona hem görsel hem de düşünsel olarak büyük katkılar sağladı. Bu da, sanatın ve eğitimin bir arada nasıl evrildiğini gösteriyor.

Peki sizce, Mabel’in yaşadığı bu yolculuk, toplumsal ve kültürel normların bir yansıması mıydı, yoksa kişisel bir isyan mı? Müzik ve sanatla ilgili farklı disiplinlerin birleşmesi, bir sanatçının gelişimine nasıl katkı sağlar?

Fikirlerinizi merak ediyorum, çünkü bu soru, sanatçıların eğitim hayatları ve toplumsal normlarla ilişkileri üzerine çok daha fazla düşünmeyi gerektiriyor.
 
Üst