Feyza Yılmaz Kaymakam nereli ?

Bengu

New member
Ertesi gün roller değişebilir.

Kadın yönetici hızlı bir karar almak zorunda kalabilir.

Erkek yönetici vatandaşın anlattığı hikâyenin ayrıntılarını dinleyerek kararını değiştirebilir.

Çünkü bunlar cinsiyetin değil, insanın ve mesleki deneyimin özellikleridir.

Bence bu ayrımı yapmak önemli.

Atıl Bir Binadan Doğan Hikâye

Feke’deki görev dönemine ilişkin haberlerde dikkat çekici bir başka ayrıntı da atıl durumdaki bir binanın sanat merkezi ve kitap kafeye dönüştürülmesi.

2026 yılında yayımlanan bir habere göre proje Feke Kaymakamlığı koordinasyonunda, belediye, kurumlar ve bir hayırseverin desteğiyle hayata geçirildi. Merkezde kütüphane-kafe, resim ve ebru gibi sanat faaliyetlerinin yer alması planlandı. Haberde 67 yaşındaki Elif Özata’nın yıllar sonra resim yapma hayalini gerçekleştirdiği de aktarılıyor.

Şimdi burada hikâyeyi biraz durduralım.

Bir kamu binası düşünün.

Uzun süredir kullanılmıyor.

Pencereleri kapalı.

İçerisi sessiz.

İnsanlar önünden geçiyor ama artık binayı fark etmiyor.

Sonra bir gün o kapı yeniden açılıyor.

İçeri bir çocuk giriyor.

Bir başka gün emekli bir vatandaş geliyor.

Bir kadın eline fırça alıyor.

Bir genç kitap okuyor.

Bir öğrenci belki ilk kez ebru sanatıyla tanışıyor.

Kamu yönetimi bazen tam da böyle görünür.

Bir kararname veya resmi yazı kadar görünür değildir.

Ama bir binanın yeniden hayata dönmesini sağlayabilir.

Burada çözüm odaklı düşünme ile ilişkisel yaklaşımın birlikte çalıştığı bir tablo görüyoruz: Binanın değerlendirilmesi somut bir yönetim meselesiyken, ortaya çıkan sosyal alan insanların birbirleriyle ilişki kurduğu bir mekâna dönüşüyor.

Yağmur Sonrası Feke Yollarında Bir Başka Hikâye

17 Şubat 2026 tarihli Feke Kaymakamlığı duyurusunda, ilçede etkili olan şiddetli yağışların ardından Feyza Yılmaz’ın ilgili kurumlarla birlikte sahada incelemelerde bulunduğu belirtiliyor. Feke-Saimbeyli güzergâhındaki çalışmaların takip edildiği ve farklı kurumların koordineli biçimde müdahale çalışmalarını sürdürdüğü aktarılıyor.

Bu tür bir olayda yöneticilik kavramının romantik tarafı bir anda ortadan kalkar.

Çünkü yağmur yağmaktadır.

Yolun durumu bilinmelidir.

Kurumlar harekete geçirilmelidir.

Vatandaşın güvenliği önceliklidir.

Burada strateji gerekir.

Ama aynı zamanda sahadaki insanın ne yaşadığını anlamak gerekir.

Bir yolu kullanan vatandaş için o yol yalnızca asfalt değildir.

İşe gitme yoludur.

Hastaneye ulaşma yoludur.

Çocuğun okula gitme yoludur.

Dolayısıyla teknik bir altyapı meselesinin arkasında insanların gündelik hayatı vardır.

Belki de kamu yöneticiliğinin en zor tarafı budur: Dosyalarda rakamlardan oluşan meselelerin sahada insan hayatına dönüştüğünü unutmamak.

Peki Feyza Yılmaz Nereli?

Sorunun en kısa cevabı şu:

Feyza Yılmaz, 1995 yılında Balıkesir’in Edremit ilçesinde doğmuştur. Eğitim hayatının ilk dönemlerinden birini Erdek’te geçirmiş, lise eğitimini Edremit Anadolu Lisesi’nde tamamlamış ve üniversite için İstanbul’a gitmiştir. Daha sonra kaymakamlık mesleği nedeniyle Türkiye’nin farklı bölgelerinde görev ve staj deneyimleri edinmiştir.

2024 yılında Feke Kaymakamı olarak görev yapmaya başlamış, 2026 yılında yayımlanan mülki idare amirleri atama kararnamesi kapsamında Bolu’nun Kıbrıscık ilçesine kaymakam olarak atanmıştır. Ağustos 2026 tarihli yerel haberlerde de Kıbrıscık’taki görevine başladığı bildirilmektedir.

Yani “nereli?” sorusunun cevabı Edremit.

Fakat “hangi şehirlerde görev yaptı?” diye sorarsak cevap çok daha uzun.

Van.

Elazığ.

Aydın.

Muğla.

Tokat.

Bayburt.

İngiltere.

Adana.

Ve şimdi Bolu.

Bu şehirleri yan yana koyduğumuzda aslında Türkiye’nin farklı toplumsal ve coğrafi gerçeklikleri arasında ilerleyen bir meslek hikâyesi görüyoruz.

Bir Kaymakamın Hikâyesinden Daha Fazlası

Bu araştırmayı yaparken benim dikkatimi çeken şey, biyografilerde genellikle doğum tarihi, okul ve görev yerlerinin sıralanması oldu.

Oysa bir insanın meslek yolculuğunu anlamak için yalnızca tarihleri bilmek yeterli değil.

Edremit’te doğmak başka bir şeydir.

Van’da görev yapmak başka.

Tokat’ın bir ilçesinde vatandaşın sorunlarını dinlemek başka.

Adana’nın Feke ilçesinde ilk kadın kaymakam olarak görev yapmak ise bambaşka bir toplumsal bağlam oluşturur.

Üstelik bütün bunlar aynı meslek zincirinin parçalarıdır.

Belki de “Nereli?” sorusunu bundan sonra biraz farklı sormak gerekiyor.

Bir insan doğduğu yere mi aittir?

Çocukluğunun geçtiği yere mi?

Eğitim aldığı şehre mi?

Mesleğinin şekillendiği yerlere mi?

Yoksa bütün bu şehirlerden taşıdığı deneyimlerin toplamına mı?

Feyza Yılmaz’ın biyografisi bu soruya tek bir cevap vermiyor.

Edremit onun doğum yeri.

İstanbul eğitim hayatının önemli duraklarından biri.

Van mesleki başlangıcının önemli noktalarından biri.

Tokat ve Bayburt yöneticilik deneyiminin başka durakları.

Feke ise kamu görevinin ve toplumsal görünürlüğünün dikkat çektiği bir dönem.

Kıbrıscık ise hikâyenin daha yeni bölümü.

Forumda Asıl Konuşulması Gereken Soru

Bence bu hikâyenin sonunda asıl ilginç soru “Feyza Yılmaz nereli?” olmaktan çıkıyor.

Şu soru daha ilginç:

Bir kamu yöneticisini yetiştiren şey yalnızca aldığı eğitim midir, yoksa görev yaptığı yerlerde karşılaştığı insanların hikâyeleri de mesleki kimliğinin bir parçası mıdır?

Bir başka soru daha sorabiliriz:

Kadınların kamu yönetimindeki görünürlüğü arttıkça, yöneticiliği hâlâ kadınlara ve erkeklere ait belirli davranış kalıpları üzerinden mi konuşmalıyız?

Yoksa hızlı karar verebilen, strateji kurabilen, insanları dinleyebilen ve gerektiğinde empati gösterebilen yöneticiliği cinsiyet kalıplarından bağımsız düşünmek daha mı doğru?

Bana kalırsa bu hikâyenin en güzel tarafı tam burada.

Çünkü karşımızda yalnızca “1995 Edremit doğumlu bir kaymakam” bilgisi yok.

Farklı şehirlerde staj yapan, farklı ilçelerde görev alan, kamu yönetiminin masa başındaki kurallarıyla sahadaki gerçekleri arasında deneyim kazanan bir meslek yolculuğu var.

Ve belki bir gün Edremit’te doğmuş bir çocuğun hikâyesi, Türkiye’nin başka bir ilçesinde bir okulun, bir yolun, bir sanat merkezinin veya bir vatandaşın hayatına dokunan bir kararın parçasına dönüşebiliyor.

İşte bu yüzden bazen bir insanın “nereli olduğunu” öğrenmek, aslında hikâyenin yalnızca ilk cümlesini öğrenmektir.

Gerisini şehirler anlatır.

Görev yerleri anlatır.

Karşılaşılan insanlar anlatır.

Ve en önemlisi, zaman anlatır.

Hikâyedeki kurgu ile bilgiyi ayırAçılışı daha samimi ve özgün yap

Hikâyedeki kurgu ile bilgiyi ayır

Açılışı daha samimi ve özgün yap

Cinsiyet anlatımını karakterlerle somutlaştır
 
Üst